Kira ilişkisi, gayrimenkul piyasasının en çok soru üretilen alanlarından biri. Kiracı tarafında "ev sahibim yüzde kaç zam yapabilir, beni çıkarabilir mi?" sorusu; malik tarafında ise "kiramı nasıl güncellerim, kiracımı hangi durumda tahliye edebilirim?" sorusu dolaşıyor. Bu yazıda Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde her iki tarafın da hak ve yükümlülüklerini dengeli biçimde ele alıyoruz.
Kira Artış Oranı Nasıl Belirlenir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, kira bedelinde yapılacak artış, bir önceki kira yılında TÜİK tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Bu hüküm emredicidir; yani taraflar sözleşmeye bunun üzerinde bir artış yazsa dahi, aşan kısım geçersizdir. Ev sahibi bu orana eşit ya da bu orandan daha düşük bir artış yapabilir, ancak daha fazlasını talep edemez.
Temmuz 2026 için geçerli tavan
Temmuz 2026'da yenilenen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde uygulanabilecek yasal üst sınır %32,03'tür. Bu oran, TÜİK'in 3 Temmuz 2026 tarihinde açıkladığı Haziran 2026 verilerine dayanmaktadır.
Sık yapılan hata: Yıllık enflasyon ile 12 aylık ortalamayı karıştırmak
Burada çok kritik bir ayrım var ve pek çok kişi bunu karıştırıyor. Kanunun esas aldığı oran yıllık enflasyon değil, TÜFE'nin on iki aylık ortalamasıdır. TÜİK, Haziran 2026 için yıllık TÜFE'yi %32,11, on iki aylık ortalamaya göre değişimi ise %32,03 olarak açıklamıştır. Yani haberlerde manşet olan "yıllık enflasyon" rakamı, kira zammının hesabında doğrudan kullanılmaz. Zam hesabınızı yaparken TÜİK'in aynı ay için açıkladığı on iki aylık ortalama değişim oranını esas almalısınız.
Oranın seyri de bilgi verici: Haziran 2026'da yenilenen sözleşmeler için geçerli tavan %32,24 idi; görüldüğü üzere oran kademeli olarak gerilemektedir. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bu oran Temmuz 2024'te %65,07 ile zirve yapmıştı. Bugünkü seviye, son yılların en yüksek dönemlerine göre belirgin biçimde daha ılımlı.
Hesaplama nasıl yapılır?
Hesaplama son derece basittir: mevcut kira bedeli x (1 + oran) formülü kullanılır. Örneğin oranın %32,03 olduğu bir dönemde, mevcut kirayı 1,3203 ile çarparsınız. Artış, her kira yılında yalnızca bir kez ve sözleşmenin yenileme döneminde uygulanır; yıl ortasında ek zam yapılamaz.
Kira Sözleşmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Yazılı sözleşme: Sözlü kira sözleşmesi geçerli olsa da, uyuşmazlık halinde ispat açısından yazılı sözleşme her iki taraf için de hayati önemdedir.
- Demirbaş listesi: Teslim anında konutta bulunan eşya, cihaz ve tesisatın durumu yazılı olarak kayda geçirilmeli, mümkünse fotoğraflanmalıdır. Çıkışta yaşanan tartışmaların büyük kısmı bu listenin yokluğundan doğar.
- Depozito: Miktarı, hangi hallerde kesinti yapılabileceği ve iade koşulları açıkça yazılmalıdır.
- Kefil: Kefaletin kapsamı, süresi ve azami tutarı sözleşmede net biçimde belirtilmelidir.
- Banka üzerinden ödeme: Kira bedelinin banka aracılığıyla ödenmesi, hem yasal düzenlemeler açısından hem de ispat kolaylığı açısından önemlidir. Açıklama kısmına ilgili ayın belirtilmesi, ileride "o ayın kirası ödenmedi" tartışmalarını baştan bitirir.
- Süre ve uzama: Belirli süreli kira sözleşmesi, süre bitiminde kiracı bildirimde bulunmazsa kendiliğinden bir yıl uzar. Kiraya verenin, sözleşme süresinin dolması sebebine dayanarak sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkı yoktur.
Ev Sahibi Hangi Hallerde Tahliye Talep Edebilir?
Türk Borçlar Kanunu, tahliye taleplerini sınırlı sayıda hale bağlamıştır. Başlıca haller şunlardır:
- Gereksinim (ihtiyaç) nedeniyle tahliye: Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut gereksiniminin doğması.
- Yeni malikin gereksinimi: Taşınmazı sonradan edinen kişi de gereksinim nedeniyle tahliye talep edebilir; ancak kanunda öngörülen bildirim ve süre şartlarına uyulması zorunludur.
- Yeniden inşa ve esaslı onarım: Taşınmazın yeniden inşası veya esaslı onarımı, bu işler sırasında kullanımın imkânsız olmasını gerektiriyorsa tahliye istenebilir.
- Yazılı tahliye taahhüdü: Kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağına dair yazılı taahhüdü.
- İki haklı ihtar: Kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini ödememesi nedeniyle kendisine iki kez haklı ihtar gönderilmesi.
- Temerrüt yoluyla tahliye: Kira bedelinin ödenmemesi halinde, kanunda öngörülen süre verilerek yapılan ihtar sonrası tahliye yoluna gidilebilir.
- On yıllık uzama süresi: Konut ve çatılı iş yeri kiralarında, on yıllık uzama süresinin sonunda kiraya veren, kanunda öngörülen bildirim süresine uyarak sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Tahliye kendiliğinden yapılamaz
Bu noktayı özellikle vurgulamak gerekir: Tahliye kural olarak mahkeme kararı veya icra yoluyla gerçekleşir. Ev sahibi kendiliğinden kilit değiştiremez, kiracının eşyasını dışarı çıkaramaz, elektrik veya suyunu kesemez. Bu tür fiili girişimler hem hukuka aykırıdır hem de malik aleyhine ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Haklı bir tahliye sebebiniz varsa dahi, yol usulüne uygun hukuki süreçten geçer.
Kiracının Hakları ve Yükümlülükleri
- Kiralananın kullanıma elverişli halde teslim edilmesi ve kira süresi boyunca bu halde bulundurulması kiraya verenin borcudur.
- Kiralananda ayıp bulunması halinde kiracının, ayıbın giderilmesini isteme, kira bedelinden indirim talep etme gibi kanuni hakları vardır.
- Olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmadan kiracı sorumlu değildir. Duvarın normal solması ya da parkenin olağan aşınması depozitodan kesinti sebebi olmamalıdır.
- Küçük bakım ve temizlik giderleri kiracıya; esaslı onarım ve yapısal masraflar ise kiraya verene aittir.
- Aidatın kim tarafından ödeneceği sözleşmeye göre belirlenir. Genel kural olarak kullanım kaynaklı giderler kiracıya, ana taşınmazın yapısal ve demirbaş nitelikli giderleri malike aittir.
- Depozito, çıkışta kiralananın durumu değerlendirildikten sonra iade edilir; kesinti ancak kiracının sorumlu olduğu zararlar ve ödenmemiş borçlar için yapılabilir.
Uyuşmazlık Çıkarsa Ne Yapılmalı?
Kira uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır (kanunda öngörülen istisnalar saklıdır). Yani doğrudan mahkemeye gitmek yerine önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir. Bu, çoğu zaman hem daha hızlı hem daha ekonomik bir çözüm sağlar. Somut durumunuzda hangi yolun izleneceği konusunda mutlaka güncel mevzuatı teyit edin ve bir avukattan destek alın.
Her İki Taraf İçin Pratik Öneriler
- Sözleşmeyi imzalamadan önce baştan sona okuyun; anlamadığınız maddeyi imzalamayın.
- Teslim ve çıkış anında konutu birlikte gezip tutanak tutun, fotoğraf ve sayaç değerlerini kayıt altına alın.
- Tüm bildirimleri (zam, tahliye, ihtar) yazılı ve ispatlanabilir yolla yapın.
- Zam döneminde tartışma çıkmaması için oranı TÜİK'in resmi açıklamasından teyit edin.
- Anlaşmazlığı büyütmeden, karşılıklı iyi niyetle çözmeye çalışın; çoğu kira uyuşmazlığı masada çözülebilecek konulardır.
Sonuç
Kira ilişkisi, tarafların hak ve sınırlarını bilmesi halinde sorunsuz yürüyen bir ilişkidir. Kiracı için en önemli güvence, yasal artış tavanının aşılamaması ve tahliyenin ancak kanunda sayılı hallerde ve hukuki yolla yapılabilmesidir. Malik için en önemli güvence ise düzgün bir yazılı sözleşme, kayıtlı ödeme ve doğru zamanda yapılmış yazılı bildirimlerdir.
Uyarı: Mevzuat ve oranlar değişebilir. Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İşlem yapmadan önce güncel durumu resmi kaynaklardan teyit edin ve gerekirse bir hukuk uzmanına danışın.
Mersin'de kiralık veya satılık gayrimenkul arıyor, portföyünüzü doğru kiracıyla buluşturmak istiyorsanız Turyap Sistem uzman ekibi yanınızda. Bizimle iletişime geçin, süreci baştan sona birlikte yönetelim.

